Anlaşmalı Boşanma

Aile bir toplumun en küçük yapı taşıdır. Sağlıklı bir toplum huzurlu bir aile ortamıyla kurulur. Ailenin kurulması ise evlilikle mümkündür. Evlilik ise iki kişinin aile kurmak üzere belirli şartlarda bir araya gelmesidir. Ailenin Türk toplumundaki sosyolojik öneminin farkında olan kanun koyucu, evlenmenin şartlarını titizlikle hazırlamış ve taraflara evlilik birliğinde sorumluluklar ve ödevler yüklemiştir. Ancak zaman zaman eşler kanundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranmakta ve aile birliğini temelinden sarsmaktadır. Temelinden sarsılan aile birliğinin ise yasal olarak sona ermesine boşanma denir. Boşanma çekişmeli olup duruşmalarla nispeten daha uzun sürelerle görülebileceği gibi tarafların anlaşması ile de gerçekleşebilir. Ancak anlaşmalı boşanma bir takım şartlara bağlanmıştır. Şöyle ki;

ANLAŞMALI BOŞANMA ŞARTLARI

1) Anlaşmalı boşanma davasının gerçekleşebilmesi için öncelikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması gerekmektedir. Yargıtay HGK E:1992/2-199 K:1992/311 ve 6.5.1992 tarihli kararında ‘evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı’ olgusunun kanıtlanamamasını da anlaşmalı boşanma isteğinin reddinde gerekçe olarak göstermiştir.

2) Anlaşmalı boşanma için tarafların evlilikleri en az 1 yıl devam etmiş olmalıdır. 1 yıllık süre dolmadıysa anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ancak dava reddedilmemektedir. Hâkim tarafların iddia ve savunmalarıyla boşanma sebeplerinin varlığını inceleyip, sebebin varlığı halinde ona dayanarak karar verir. 1 yıllık açısından bu sürenin birlikte geçirilmesi veya ayrı geçirilmesi hatta tarafların aynı evde hiç bulunmamaları fark yaratmayacaktır.

3) Anlaşmalı boşanma için tarafların evlilik birliğini sona erdirmek üzere her konuda anlaşmış olması gerekir. Yargıtay 2. HD E: 2012/25321 K: 2013/10648 ve 15.04.2013 tarihli kararında taraflardan birinin uzlaşma olmadığını beyan etmesi üzerine davanın çekişmeli hale geldiğini belirtmiştir.

4) Taraflar duruşma günü mahkemede hazır bulunmaları anlaşmalı boşanma davasının en önemli şartlarındandır. Hâkim tarafları bizzat dinler ve iradelerinin hiçbir etki altında kalmadığına kanaat getirir. Yargıtay 2. Hukuk dairesi E:2012/23500 K:2012/27564 ve 19.11.2012 tarihli kararında davalının davacı tarafından tehdit ve baskı altında olması nedeniyle serbest iradesiyle anlaşma yapmış olmadığından anlaşmalı boşanma talebini kabul etmemiştir. Ayrıca 2.HD E:1989/10658 K:1190/2000 ve 19.02.1990 tarihli kararında tarafların mahkemede hazır bulunmadıkları ve kendilerini vekille temsil ettirdikleri dolayısıyla anlaşmalı boşanma isteğinin tarafların serbest iradelerinin eseri olduğundan söz etmenin mümkün olmadığına karar vermiştir. Önceden anlaşmalı boşanma protokolünü imzalayan taraf hâkim önünde boşanmak istemediğini beyan ederse anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyecektir.

5) Hâkimin taraflarda anlaşılan hususları uygun bulması şarttır. Çocuk(lar)ınve tarafların menfaatleri gerekiyorsa gerekli değişiklikleri yapabilir. Yargıtay 2. HD E:1995/1064 K:1995/11879 ve0 9.11. 1995 tarihli kararında anlaşmalı boşanma taraflar arasındaki tüm uyuşmazlıkları halledecek nitelikte olmasını ve hükmü buna göre kurulmasını açıkça belirtmiştir. Taraflar hâkimin uygun bulduğu değişiklikleri kabul etmezse dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ

Anlaşmalı boşanma davasında delil göstermeye gerek yoktur. Hâkim süreleri ve boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumunu inceleyecektir. Boşanmanın şartlarının gerçekleştiğine kanaat getirirse boşanma gerçekleşir. Boşanmanın ne kadar süreceği anlaşmanın içeriğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Genellikle bir – iki duruşma sonunda karar verilmektedir.  Anlaşmalı boşanma dilekçesi Aile Mahkemesine verilmelidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde ise genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılmalıdır. Kesin yetki hali söz konusu olmadığından her yerde açılabilir. Boşanma kararı kesinleşince karar mahkemenin bulunduğu yer nüfus müdürlüğüne gönderilir ve tarafların nüfus kütüğüne işlenir. Bu işlemden sonra taraflar nüfus müdürlüklerinden güncel nüfus cüzdanlarını alabilir.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ 

1) Anlaşmalı boşanma isteyen tarafların hazırlayacakları protokolde isim, TC kimlik numarası gibi kimlik bilgilerinin açıkça bulunması gerekir. 1 yıllık şartın sağlandığının hesaplanması açısından evlilik tarihleri de protokolde yer almalıdır. Anlaşmalı boşanma iradesi açıkça ortaya konmalıdır. Taraflar bu protokolü üzerinde münazara ederek birlikte oluşturabilecekleri gibi taraflardan birinin açtığı boşanma davasını diğer tarafın kabulü ve anlaşmalı boşanma saikiyla hareket etmesiyle de mümkündür. Her halde tarafların anlaşmalı boşanma konusunda mutabık kaldıkları aksi anlaşılamaz şekilde belirtilmelidir.

2) Tarafların bu evlilikten müşterek çocukları varsa bu çocukların doğum tarihi ve ismi belirtilerek protokole yazılması gerekir. Zira ele alınan en önemli konulardan biri çocukların velayetidir. Müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağı açıkça düzenlenmelidir. Yargıtay 2. HD E:2014/13795 K:2014/24743 ve 4.12.2014 tarihli kararında mahkemece, sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlanan raporda çocuğun yaşı itibarıyla anneye verilmesi yönündeki görüşü tarafların kabul ettiği gerekçesiyle velayet anneye verilmişse de duruşma tutanağında davacı ve davalının velayeti istediği dolayısıyla bir anlaşmanın olmadığı görülmüştür. Bu durumda velayet konusunda tarafların delilleri toplanıp sonuca göre karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

3) Müşterek çocuğun velayeti kendisinde olmayan tarafın çocukla ne zaman, nerede, nasıl görüşeceği açıkça belirlenmelidir. Hafta sonları, dini bayramlar, milli bayramlar, yılbaşı, kış sömestr tatili, yaz tatilleri veya taraflarca belirlenen diğer zamanlarda hangi saatler arasında ve nerede görüşmenin yapılacağı açıkça belirtilmelidir. Bu belirlemede çocuğun üstün yararı gözetilecektir. Çocuğun eğitimini aksatmayan, kendi hayatını ikiye bölmesine gerek bırakmayan ve psikolojisini olumsuz etkilemeyecek zaman dilimleri belirlenmelidir. Yargıtay 2HD E:2013/21567 K: 2014/3915 ve 26.2.2014 tarihli kararında tarafların çocuğun velayetinin anneye verilmesini kabul etmelerine rağmen küçükle baba arasında düzenleme yapmayıp konuyu hâkimin takdirine bırakmaları bozma kararına neden olmuştur. Hâkimin bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istemesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliklerin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gitmesin gerekir. Hâkim kişisel ilişkiye dair düzenleme konusunda taraflardan beyan almaksızın hüküm kuramaz.

4) Çocuğun velayeti kendisinde olmayan tarafın iştirak nafakası ödeyip ödemeyeceği, ödeyecekse ne kadar miktar ödeyeceği, gelir düzeyi ve çocuğun ihtiyaçları gözetilip belirtilmelidir. Bu nafakaya artış miktarı eklenebilir. Örneğin ‘Ödenecek iştirak nafakası bedeli her yılın 1 Ocak tarihinde geçen yılın TÜFE oranında arttırılacaktır.’  Ödeme şekli de belirlenmelidir. Bankada açılacak hesaba yatırılması veya farklı ödeme şekilleri tarafların iradesine göre gündeme gelebilir. İştirak nafakasında gelecekte meydana gelebilecek durumlar ve çocuğun menfaatleri göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun özel sağlık poliçeleri, eğitim masrafları, tekstil giderleri gibi ihtiyaçları bu nafakanın belirlenmesinde rol oynar.  Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talep etmemelerine rağmen velayeti kendisine verilen taraf iştirak nafakası talep edebilmelidir. Davacının anlaşmalı boşanmada çocuk için iştirak nafakası istememesi çocuğun hakkı olan eğitim ve öğretimi sağlayacak yardımın istenmesine engel değildir. ( Gerekçe: Y 2.HD E:1998/10493 K:1998/10861 ve 14.10.1998 tarihli kararı)

5) Protokolde tarafların birbirinden yoksulluk nafakası talep edip etmediği, ettiyse bu nafakanın miktarı belirtilmelidir. Ödeme şekli ve artış oranları da yer almalıdır. Tarafların maddi durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim istem üzerine nafaka miktarını yenden belirler. Anlaşmalı boşanma protokolünde belirtilen artış oranı böyle hakkaniyetin gerektirdiği şekilde durumun değişmesi söz konusu olmadan ihlal edilemez, farklı oran kabul edilemez. (Gerekçe: Y2HD E:2014/12403 K:2014/19006 ve 1.10.2014 tarihli karar) Ayrıca protokolde yoksulluk nafakasından feragat eden taraf sonradan nafakayı talep edemez. (Y3HD E:2015/1220 K:2015/3087 ve 26.2.2015 tarihli karar)

6) Tarafların maddi-manevi tazminat talepleri açıkça düzenlenmelidir. Böyle bir talepte bulunmayacaklarsa, maddi manevi tazminat taleplerinin bulunmadığı belirtilir. Talep varsa, miktar ve ödeme şekli de belirtilecektir. Tazminat hakkı saklı tutularak anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Çünkü tazminatın saklı tutulması bu konuda ihtilafın olduğu, çözümünün ileriye bırakıldığını gösterir. Anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın mali sonuçlarıyla ilgili olarak taraf anlaşması dışında mahkemenin herhangi bir takdir hakkı yoktur. Bu konuya ait anlaşma mahkemece uygun bulunmuyorsa hâkim taraflardan gerekli gördüğü değişiklikleri yapmalarını ister ve onların kabulüyle boşanmaya karar verebilir. Mahkeme kendisini taraf yerine koyarak kendi takdirine göre maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedemez. (Gerekçe: Y 2.HD E:1991/10499 K:1991/14491 ve 21.11.1991 tarihli kararı)

7) Taraflar anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşabilirler. Doktrindeki baskın görüş gereği mal rejimiyle ilgili davalar boşanmanın eki niteliğinde değil, onlardan bağımsızdır. Dolayısıyla protokolde bu husus hakkında anlaşma olmaması anlaşmalı boşanmaya etki etmez. Bununla birlikte tarafların anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşmalarına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Örneğin ev eşyalarından, beyaz eşyalardan, taşınır-taşınmaz mallardan bir isteğim yoktur şeklinde ifadelerle protokol yapabilirler. Katkı, katılma ve değer artış payı istediklerine ilişkin ifadenin protokolde mutlaka bulunması gerekir. Taraflar protokolde birbirinden mal talebinde bulunmayacağı hususunu belirleseler de ‘mal’ teriminin tüm taşınır ve taşınmazları kapsadığını kabul etmek mal rejimi davalarının ruhuna aykırıdır. Ayrıca bu husus mal talebinden feragat anlamına gelmemektedir. ( Gerekçe: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E:2013/9389 K: 2014/4769 ve 20.3.2014 tarihli kararı) Tarafların protokolde belirttikleri hususlarda tam bir anlaşmaya varmaları gerekir. Paylaşılacak mal gayrimenkulse tapu bilgileri, otomobil ise araç ruhsatı sunulmalı, menkul mallarınsa nasıl paylaşılacağı açıkça belirtilmelidir.

8) Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ödenip ödenmeyeceği de protokolde belirtilmelidir. Vekâlet ücreti dava vekil aracılığıyla yürütülüyorsa talep edilebilir.

9) Boşanma kararı verilmesi halinde, her iki tarafın veya vekilleri mahkemeye temyizden vazgeçtiklerine dair dilekçe vererek, boşanma kararını kesinleştirebileceklerdir.

10) Yapılan protokolde belirtilen taleplerden başka tarafların birbirinden başka bir talebinin olmadığı açıkça belirtilmelidir. Protokolün madde sayısı, tarihi de belirtilip taraflarca imzalanmalıdır.

Kaynak: anlaşmalı boşanma

Reklamlar

Avukatsız Boşanma Dilekçesi

Boşanma dilekçesi ile yetkili mahkemeye yapılacak başvuru sonucunda bireyler evliliklerini sonlandırabilmektedirler. Bu noktada davanın açılabilmesi için mutlaka boşanma dilekçesi yazılması gerekir.

Avukatsız Boşanma Dilekçesi

Boşanma dilekçesi açılacak olan boşanma davasının niteliğine, öne sürülecek boşanma sebebine, boşanma davası türüne… göre farklılık gösterecektir.

Avukatsız boşanma dilekçesi, hukuki bilgiye tam sahip olmayan kişiler tarafından hazırlanacağından, hukuki olarak doğruluğu tartışma konusu olacaktır. Kimi zaman bireyler  avukatsız boşanma dilekçesi hazırlamak adına adliye etraflarında bulunan “arzuhalci” aracılığı ile boşanma davası açmak isteyebilirler.Burada yapılan hatalardan birisi de hukuki sorumluluğu olmayan kişiler tarafından hazırlanmış dilekçelerdir. Avukatsız boşanma dilekçesi bireylerin mal paylaşımı, çocuğun velayeti, maddi ve manevi tazminat, nafaka gibi bir çok hususta hak kaybı yaşamalarına nedenle olabilmektedir. O nedenle boşanma davası açarken mutlaka uzman bir boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir. Avukatsız boşanma dilekçesi ile açılacak dava maddi ve manevi anlamda hak kaybı yaşanmasına neden olabilir!

Terk Nedeniyle Boşanma

*Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde, ayrılık en az altı ay sürmüş ve durum devam etmekte ise terk edilen eş terk nedenine dayanarak boşanma davası açabilir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

*Terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesinin koşulları:

a. Eşi terk etmek, müşterek konuttan ayrılmak, ortak hayata son vermektir. Yine haklı neden olmadan eve dönmemektedir.

b. Müşterek konutu terk eden eş, evlilik birliğinin yüklediği görevleri yerine getirmemek kastı ile hür iradesi ile terk etmiş olmalıdır.

c. Ayrı yaşama, ayrı yaşamayı haklı gösteren nedenin ortadan kalkmasından sonra en az altı ay devam etmiş olmalıdır.

d. Davanın koşullarından bir diğeri de haklı neden olmadan eve dönmeyen ve birlik görevlerini yerine getirmemek için evi terk eden eşe mahkeme kanalı veya noter vasıtası ile ihtarda bulunulmasııdır.

*Terk nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin davada terk süreci ispatlandıktan sonra, hakim terk mutlak boşanma nedeni olduğu için boşanmaya karar vermektedir.

*Terk nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığı araştırılmaz.

*Terk için çekilen ihtar sonrası terk eden eş eve dönerse artık terk nedeniyle boşanma davası açılamaz.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

*Türk Medeni Kanunu md. 163 :gereğince eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması, diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

*Bu madde iki ayrı boşanma nedeni düzenlenmiştir, birisi suç işleme diğeri ise haysiyetsiz yaşam sürmedir.

Suç İşleyen Eşe Karşı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

A. Küçük Düşürücü Suç İşleme:

*Küçük düşürücü, yüz kızartıcı bir suç işleyen kişi ile evlilik sürdürmesi kimseden beklenemez.

*Kişi hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, irtikap, kaçakçılık, zimmet gibi bir suç işlerse, bu toplum tarafından kabul görmez ve yüz kızartıcı bir suçtur.

*Bu suçların direk mağduru boşanmak isteyen eş olmasa bile, toplum tarafından küçük görülen fiillerle yargılanan, suç işleyen kişinin eşi olmak istemeyebilir.

*Suç işleyen eşin fiiline iştirak eden, onu suç işlemesi yönünde teşvik eden eş, bu boşanma nedenine dayanamaz.

Haysiyetsiz Yaşam Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

B. Haysiyetsiz Hayat Sürme:

*Haysiyetsiz yaşam tarzı toplumun ahlak, şeref, namus, haysiyet anlayışıyla uyumsuz bir biçimde yaşamaktır.

*Haysiyetsiz yaşam biçimine örnek olabilecek bazı davranışlar: sürekli içki içmek ve kavga çıkarmak, kumar oynamak, fuhuş yaptırmak,

*Haysiyetsiz yaşamı teşvik eden, bunun için talepte bulunan eş bu boşanma nedenine dayanamaz.

*Her iki boşanma nedeni için de geçerli olan kural; davacı olan eşin bu neden ile birlikte evliliği yürütmenin kendisi açısından çekilmez hale geldiğini ispat etmek zorunda olmasıdır. Buradaki boşanma nedenleri mutlak boşanma nedenleri değil nisbi boşanma nedenidir.

*Davacı taraf boşanma için suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme olgusunu ispatlamanın yanında, bu olgunun evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğini de ispatlamak zorundadır. Aksi halde dava reddedilecektir.

 

 

 

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

İlgisizlik evlilik birliğinin temelden sarsılmasına birlikte ortak yaşamın iki taraf açısından da beklenmeyecek şekilde zedelenmesine sebep olan boşanma nedenleri arasındadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diye merak eden kişilerin bu süreçte boşanma davasını açmaları gereken yetkili mahkeme Aile Mahkemesidir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır sorusunun yanıtı bireylerin boşanma dilekçeleri ile Aile Mahkemesine başvuru yapmaları neticesinde boşanma davası açılır. Fakat boşanma davası açmaktan daha önemlisi açılacak olan boşanma davasının hukuki temellere dayandırılması ve gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi olmaktadır.

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

İlgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen bireylerin bu süreçte öne sürecekleri boşanma nedenleri ile ilgili olarak ispat yükümlülükleri bulunmaktadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma Medeni Kanuna göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilmektedir. Bireylerin ilgisizlik nedeniyle evliliğin çekilemez kılındığı yönünde hakim kanaati oluşturmaları gerekir. O nedenle ilgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin davayı açmak dışında bir de dava sürecini etkili yürütmeleri gerekir. Bu noktada uzman bir boşanma avukatı tarafında hukuki destek alınması önerilir. Zira ilgisizlik nedeniyle boşnam davası nasıl açılır diyen kişilerin açacakları boşanma davasının reddi durumunda üç yıl içerisinde tekrar ilgisizlik nedeniyle boşanma davası açmaları imkansızdır. Bu da bireylerin gereksiz zaman kaybına neden olmaktadır.
Diğer yandan ilgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma avukatı tutmaları onların en kısa süre içerisinde boşanmalarının gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Boşanma avukatı müvekkilinin gerek en kısa sürede boşanma gerçekleştirilmesi gerekse de boşanma konuları olan velayet, mal paylaşımı, nafaka, tazminat gibi hususlar da yaşayabileceği hak kayıplarının önüne geçilmesi adınamutlak fayda sağlamaktadır.

İlgisizlik nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin bu boşanma süreci içerisinde eşleri ile her konuda hem fikir olmaları onların en kısa sürede boşanma gerçekleştirebilmeleri adına olumlu katkı yapacaktır. Zira eşlerin boşanma konularında uzlaşmış olmaları açılacak boşanma davası türünün anlaşmalı boşanma olmasına neden olur. Anlaşmalı boşanma davaları ise uzman bir boşanma avukatı ile yürütüldüğünde ortalama olarak 2 3 ay içerisinde sonuçlanmaktadır. Eşlerin boşanma süreci içerisinde anlaşma içerisinde olmamaları durumunda ise çekişmeli boşanma davası açılmaktadır. Çekişmeli boşanma davaları yıllarca sürebileceği gibi boşanma avukatı tutulması durumunda 8 9 ayda da çözülebilmektedir.

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açacak kişiler, boşanma davası açarken boşanma dilekçesi içerisinde öne süreceği hukuki sebebe uygun bir boşanma dilekçesi hazırlamalıdırlar. Yani ilgisizlik nedeniyle boşanma davası açılırken boşanmayı getiren olayların ilgisizlik olduğu ve evlilik birliğinin ilgisizlik nedeniyle temelinden sarsıldığı vurgusu yapılmalıdır. Unutulmaması gerekir ki boşanma dilekçesi, açılacak olan boşanma davasının iskeletini oluşturur ve içerisinde boşanma sonrası hak ve talepler yer alacağından, ilgisizlik nedeniyle boşanma dilekçesi titizlikle hazırlanmalıdır.

Darp Dayak Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası

Şiddet ve darp, en ilkel davranışlardan birisidir. Evlilik içerisinde şiddet uygulamak evliliğin zarar görmesine ve şiddete maruz kalan kişi açısından boşanmayı istemeye neden olabilmektedir. Medeni Kanun’da yer alan mutlak boşanma nedenleri arasında pek kötü davranış sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında aile içi şiddet, dayak, darp, fiziksel şiddet, duygusal şiddet, kadına yönelik şiddet gibi kavramlar yer alır.  Şiddet nedeniyle boşanma davası açacak olan kişiler, maruz kaldığı kötü muameleyi boşanma davası içerisinde ispat etmelidirler. Bu ispat, hastaneden alınabilecek darp raporu, karakola yapılacak suç duyurusu, tanık beyanları, psikolog raporları gibi bir çok şekilde yapılabilir. 

 

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birisinin diğer eşe karşı şiddet davranışı sergilemesi boşanma nedenleri arasında sayılmaktadır. Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireylerin bu süreçte boşanma davası açmaları gereken yetkili mahkeme Aile Mahkemesidir. Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma davasını açacakları yer ikamet adreslerinin bulunduğu yerdeki Aile Mahkemeleridir ve boşanma davası yalnızca burada açılır.

Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireyler açısından boşanma davasının nasıl açılacağı karar önemli bir başka husus ise boşanma davası sürecinin hukuki prosedürlerinin nasıl yerine getirileceği olmaktadır. Zira boşanma davası süreci oldukça karmaşık bir süreç olabilmektedir. Yetkili mahkemenin tespiti, boşanma nedeni olarak öne sürülecek olan şiddet unsurunun ispatı, şiddetin ne ölçüde olduğu ve hangi şekilde gerçekleştiği, koruma talebinde bulunulup bulunulmayacağı, şiddete dair rapor alınıp alınmayacağı, boşanma davası içerisinde etkili bir savunma yapılması… gibi pek çok husus şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma sürecinde karşılaşacağı olaylardır. O nedenle bireylerin bu süreçte uzman bir boşanma avukatı tutmaları önerilmektedir.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Davası Nerede Açılır?

Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireylerin bu süreçte boşanma davası için gerekli belgeleri hazırlamaları gerekir. Boşanma davası dilekçesi ile birlikte yerleşim yerinin bulunduğu bölgedeki Aile Mahkemesine boşanma talebiyle başvuru yapacak bireylerin bu süreçte fiziksel şiddete maruz kalmış ise bunu hastane raporu ile kanıtlaması önemlidir. Diğer yandan şiddetin hastane raporu ile kanıtlanamayacağı durumlar da olabilir. Örneğin psikolojik şiddete maruz kalmış bireyler bu durumu tanıklar ve ya diğer argümanlar ile ispat edebilirler.

Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır şeklinde soru yönelten kişilerin bu süreçte açacakları boşanma davası ile ilgili olarak gerekli hukuki temeli sağlayamamaları durumunda açacakları boşanma davası reddedilecektir. Bilindiği gibi boşanma davasının reddi söz konusu olduğunda 3 yıl içerisinde tekrar şiddet nedeniyle boşanma davası açılamamaktadır. O nedenle bireylerin bu süreç içerisinde böylesi bir durum ile karşılaşmamaları adına boşanma avukatı tutmaları önerilmektedir.

Boşanma avukatı şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma sürecinde ihtiyaç duydukları hukuki desteği sağlayarak kolay bir boşanma süreci atlatılmasına olanak sağlamaktadır. Bunun dışında boşanma avukatı müvekkilinin boşanmadan doğabilecek olan velayet, mal paylaşımı, nafaka ya da tazminat gibi konularda ki hak kaybını da önleyecektir.

Şiddet nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından şiddetin nasıl gerçekleştiği açılacak olan boşanma davasını da direk olarak etkilemektedir. Şiddetin bireyin yaşamını tehdit edecek şekilde cereyan etmesi durumunda bireyler hayata kast nedeniyle boşanma davası açabilirler. Hayata kast nedeniyle açılacak boşanma davaları daha kısa sürede sonuçlandırılabilmektedir. Bunun nedeni hayata kast şeklinde gerçekleşen şiddete 2. kez maruz kalınmasının önlenmeye çalışılmasıdır.

Şiddet Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Şiddet nedeniyle boşanma davası açarken, boşanma dilekçesi içerisinde bireyler, boşanmadan doğan olayların nasıl gerçekleştiği, şiddet unsurunun nasıl cereyan ettiği konularına ve elindeki kanıtlara değinerek güçlü bir boşanma dilekçesi hazırlamalıdırlar. Burada bireylere tavsiyemiz, boşanma dilekçesi örneği üzerinden kendilerine boşanma dilekçesi hazırlamamalarıdır. Zira her evlilik içerisinde kendi dinamiğini barındıracağından her boşanma da birbirinden farklı olmaktadır. Bu nedenle boşanma dilekçesi kişiye ya da evliliğe özel olarak hazırlanmalıdır. Ayrıca boşanma dilekçesi açılacak olan davanın iskeletini oluşturacağından dolayı mutlaka hukuki altyapıya uygun olmalıdır. Bireyler şiddet nedeniyle boşanma dilekçesi hazırlarken hukuki bilgi ve deneyime sahip olan boşanma avukatları tarafından destek alabilirler.

Aile İçi Şiddet Kapsamı İçerisinde Neler Vardır?

Şiddet nedeniyle boşanma davası nasıl açılır diyen kişiler açısından şiddet fiziksel şiddet, duygusal şiddet şeklinde farklılık gösterebileceği gibi eşlerden birisinin diğer eşe karşı işleyebileceği yada müşterek çocuklara karşı şiddet şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca üvey çocuğa karşı uygulanan şiddet nedeniyle boşanma davası da açılabilmektedir.

 

Boşanmada Şiddet Uygulayan Kişi Kusurludur!

Şiddet nedeniyle boşanma davalarında bu davranışı sergileyen kişi, boşanmayı getiren olaylar üzerinde kusurlu olacağından dolayı, dava sonucunda nafaka, velayet, tazminat gibi hukuki sonuçlarda sorun yaşayacaktır. Boşanma davalarında öne sürülen gerekçenin haklılığının savunulması ya da bireylerin kendisine yöneltilen suçlama için kendisini doğru şekilde savunması hak kaybı yaşanmaması adına önemlidir. Bu yüzden boşanma davalarında mutlaka uzman bir boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir.

Boşanma Davasını Nasıl Açarım?

Boşanma davası, evliliğin yasal olarak sonlandırılması adına açılacak olan dava türüdür. Boşanma sürecinde olan kişilerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre haklı bir boşanma nedeni ile dava açması gerekir. Burada haklı boşanma nedenleri, kanun içerisinde Özel Boşanma Nedenleri ve Genel Boşanma Nedenleri olarak ayrılmaktadır. Boşanma davası nasıl açılır diyen bireylerin, öne sürmeleri gereken hukuki sebepleri, “boşanma nedenleri nelerdir” yazımızda bulabilirsiniz.

Boşanma davası açılabilmesi için boşanma dilekçesi ile birlikte bireylerin yetkili Aile Mahkemesine başvuru yapmaları gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken husus yetkili mahkemenin doğru saptanmasıdır. Davanın açılması gereken yetkili mahkeme eşlerin son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan Aile Mahkemesi, Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireyler açısından çekişmeli boşanma davası için yetkili mahkemeye boşanma davası dilekçesi ile başvuru yapılması gerekir. Fakat boşanma davası açılması ve boşanma davası yürütülmesi oldukça karmaşık bir süreci ifade etmektedir. O nedenle çekişmeli boşanma davası nasıl açılır şeklinde soru soran bireyler açısından çekişmeli boşanma davasının açılmasından daha önemli olan çekişmeli boşanma davasının yürütülmesidir.

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma davası açmaları gereken yetkili mahkeme Aile mahkemeleridir. Bireyler eşleri ile birlikte oturdukları evin bulunduğu yerleşim yerindeki Aile Mahkemelerine boşanma dilekçeleri ile birlikte boşanma talebiyle başvuru yapabilirler.

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireyler açısından daha önemlisi olan çekişmeli boşanma davası yürütülmesi adına bireylere boşanma avukatı tutmaları önerilmektedir. Çekişmeli boşanma davası içerisinde hukuki prosedürlerin yanlış işletilmesi çekişmeli boşanma davasının reddine neden olacağından bireyler hem zaman hem de maddi kayba uğrayacaklardır. Diğer yandan çekişmeli boşanma davalarında hak kaybı yaşanma olasılığı oldukça yüksektir. Velayet mal paylaşımı, nafaka ya da tazminat hususlarında yaşanması muhtemel hak kayıplarının önüne geçilmesi adına bireylerin boşanma avukatı tutmaları onların menfaatine olacaktır.

Diğer yandan çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin hukuki bilgi ve deneyimlerinin yetersiz olduğu düşünülürse kendi başlarına açacakları çekişmeli boşanma davası süre olarak yıllarca zaman alabilmektedir. Bu hususta çekişmeli boşanma davasının uzman bir boşanma avukatı ile yürütülmesi ortalama olarak 8 ay içerisinde neticelenebilmektedir. Öte yandan çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin kendi başlarına açacakları boşanma davasının reddi durumunda aynı nedenle 3 yıl içerisinde tekrar boşanma davası açamayacaklarını da belirtmek gerekir.

Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin boşanma dilekçeleri ile birlikte yerleşim yerlerinde bulunan Aile Mahkemelerine başvuru yapmaları gerekir. Çekişmeli boşanma davası istenilen yerde açılamamaktadır. Sadece eşlerin son 6 ay içerisinde birlikte ikamet ettikleri yerdeki Aile Mahkemelerine açılabilir. Eşlerin 6 aydan daha uzun bir zaman diliminde farklı yerlerde ikamet etmesi durumunda ise yine ikamet adreslerinin bulunduğu yerdeki Aile Mahkemesine açılabilir.
Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireylerin çekişmeli boşanma dilekçesi içerisinde öne sürdüğü boşanma nedeninin Medeni Kanuna dayandırılması da önemli bir konudur. Aksi halde boşanma davası reddedilebileceği gibi öne sürülen boşanma nedeninin ispat yükümlülüğü de davayı açan kişiye aittir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diye merak eden kişiler açısından anlaşmalı boşanma gerçekleştirilebilmesinin belirli şartları vardır. Buna göre öncelikle eşlerin boşanma süreci içerisinde boşanmaya ilişkin bütün konularda (velayet, mal paylaşımı, tazminat, nafaka…gibi) hemfikir olması gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu anlaşmalı boşanma gerçekleştirilmesini 3 şarta bağlamaktadır. Buna göre anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diye merak eden kişilerin bu şartları yerine getirmeleri gerekir.

Anlaşmalı boşanma şartları; eşlerin en az 1 yıldır evliliklerinin devam etmiş olması, eşlerin anlaşmalı boşanma protokolü imzalamaları, açılacak boşanma davası içerisinde duruşma gününde mahkeme salonunda bulunmaları.

Anlaşmalı boşanma şartlarının yerine getirilmesi durumunda anlaşmalı boşanma davası açılır ve bireyler en kısa sürede boşanma gerçekleştirebilirler.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diyen bireylerin yerine getirmeleri gereken ilk anlaşmalı boşanma şartlarından ilki en az 1 yıl evli kalmış olmalarıdır. Bir yıldan daha az süren evliliklerde anlaşmalı boşanma davası açılarak evliliğin sonlandırılması mümkün olmamaktadır.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin yerine getirmeleri gereken en önemlianlaşmalı boşanma şartı ise anlaşmalı boşanma protokolü imzalanması şartıdır. Anlaşmalı boşanma protokolü uzmanlık gerektiren bir husustur ve bireylere bu aşamada uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almaları önerilir. Zira anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde belirtilen beyanlar geri dönülemez sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin boşanmadan sonra bireylerin 1 yıl içerisinde boşanmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat davası açma hakları saklıdır fakat boşanma protokolü içerisinde bu haklarından feragat etmeleri durumunda maddi veya manevi tazminat davası açma hakları bulunmaz. Bir başka örnek ise anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde eşlerin velayet konusunda hem fikir olmaları fakat belayeti almayan ebeveynin çocuğu hangi şartlar altında görebileceğinin belirlenmemesi anlaşmalı boşanma davasını çıkmaza sürükleyebilmektedir. Bu örnekler gibi bir çok unsur açısından anlaşmalı boşanma protokolü önemlidir ve bireylerin bu süreçte boşanma avukatı tutmaları olası hak kayıplarını önleyecektir.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diyen kişiler açısıdan yerine getirilmesi gereken bir diğer şart ise anlaşmalı boşanma davası duruşma saatinde mahkeme salonunda bulunmalarıdır. Taraflardan herhangi birisinin anlaşmalı boşanma davasına katılmaması anlaşmalı boşanma davasının reddi ile sonuçlanmasına neden olabileceği gibi duruşma gününün ileri bir tarihe ertelenmesine de neden olabilmektedir. O yüzden en kısa sürede boşanma gerçekleştirilmesi adına yerine getirilmesi gereken şartlardan biriside duruşmaya katılınmasıdır.

Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır diyen kişilerin anlaşmalı boşanma davası açacakları yetkili mahkeme Aile Mahkemesi olmaktadır. Bireyler eşleri ile son altı ay içerisinde birlikte ikamet ettikleri yerde bulunan Aile Mahkemesine boşanma dilekçeleri ile birlikte müracaat edebilirler. Eşlerin son altı ay içerisinde farklı yerlerde ikamet ediyor olmaları durumunda da yine bireyler bulundukları yerdeki Aile Mahkemesine başvuru yapmalıdırlar.

http://bosanmasureci.com